Mira etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mira etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2012 Çarşamba

Mira heyecanı devam ediyor...

Sanço ile birbirimizden habersiz olarak pazar günü programımıza 'Bugün gideyim de Mira'yı bi göreyim' duygusunu sokabiliyorsak bu Mira meselesi aldı yürüdü demektir:) Gaz kesmiyoruz!

Olan Angelina'ya oluyor, devamlı eve giren çıkanlar... Ama O da keyifleniyor bebeği sevildikçe. Brad ekstra mesaiye kalarak bebek bezi parası kazanırken O gün biz Mira'nın altını 3 kişi değiştiriyorduk. Tam bir bez doldu derken ardından gelen hardal rengi ve kıvamındaki şahane bebek kakası Sanço'nun yüreğine indiriyordu. Sanço hala bebeğin banyo yaptırılışına veya altının değiştirilişine alışamadı.. Mazallah eline versek bu işleri yapsın diye, düşüp bayılacağından korkarım. Ama belli de olmaz insanoglu, dünyada bir Mira bir bizim Sanço kalsalar cengaver kesilirdi tabii bebeği korumak için.

23 Mart 2012 Cuma

Sürpriz tam da budur: Hoşgeldin Mira!

Kimseler bana güzel ve şaşırtıcı bir sürpriz yapamıyor diye hayıflanarak ömrümü tüketirken dün birileri beni öylesine şaşırttı ki saatler sonra bile şaşkınlığım devam ediyor:)

Dün öğleden sonra... Sanço aradı ve yeğeninin bize bir sürprizi olduğunu, akşam onlara gideceğimizi söyledi. Yeğeni Angelina ve eşi Brad (burada gerçek isim kullanmamak prensibimden dolayi böyle anılacaklar) genç evli bir çift. Bunların sürprizi de olsa olsa Angelina'nın hamile olması olur değil mi? Ben de öyle sandım değilmiş. Espiri olarak "O zaman Brad hamile!" dedim, o kadar emindim; yeni evlilerin sürprizinde birisi degilse diğeri hamileydi! :)

O da degilmiş! O zaman insanın aklına kedi köpek aldıkları geliyor ki Sanço bu durumdan hiç hazetmedi. Ama bu da degilmiş, ben artık son olarak şunu aklımdan geçiriyordum "O zaman evlerine Nintendo Wii gibi bir oyun aldılar bizi de ekranda tenis oynayalim diye çağırıyorlar, ama neden haftasonu değil? Hee tabii haftasonu da arkadaşları ile oynarlar" kendi beynimin düz mantığında bu kadar ileri gidebildim. Araba kullanmakta olan Sanço buna sessiz kaldı. Bir yandan da 'Acaba başka bir ülkeye göçmen olarak başvurdular da öyle bir sonuç mu geldi? Ama insan buna da bu kadar sevinmez ki aslında' diye düşünüyordum.

Sonra gideceğimiz yere vardık, arabayı parkettik. Zili çaldık, kafam karışık, Sanço sessiz... Kapı açıldı, Angelina telefonda bizi hemen içeri almadı eşikte bekletti biraz. Gülümsüyor telefonda, Brad'in anneannesi ile konuşuyor. Sonra bizi içeri aldı, ilk gördüğüm salonda aile büyüğü hanımlar ve Sanço'nun abisi yani Angelina'nın babası... Allah allah bu nasıl iş?! Hiç Nintendo ortamı yok burada?! Merhaba, merhaba salona girdik... Hala birşey anlamış değilim ve ortam o kadar da saçma geliyor ki bana 'ne yani aile toplantısı gibi bir durum.' Kafamdan geçiyor hızlıca birşeyler; 'Bir ortamda çoklukla aile büyükleri varsa eğlence yoktur, o zaman benlik birşey de pek yok. Geri dönelim'... 'Ne işimiz var burada , sürpriz nedir? Bir kedi için insan bu kadar büyüğü toplar mı evine n'olmuş burada tanrım n'oluyoruz?' Düşünüyorum çok hızlıca!

Sonra Angelina kucağıma battaniyesine sarılı bir minnacık bebek bıraktı. Salak salak baktım, bir yandan da anlamaya çalışıyorum ama anlayamıyorum. 'Eee bebek işte ne var, kimin ki bu ayrıca bana ne aileden bir uzak akrabanın bebeğinden.. Sürpriz nerede hani?' diye düşünüyorum ama Angelina diyor ki "Bak bebeğimiz geldi! Bizim bebeğimiz geldi" La havle! Ben hala anlamıyorum şakanın sırası mı şimdi? Sürpriz nerede, bana ne bebekten!

:) Ve sonra defalarca sorup teyid aldıktan sonra nihayet anlıyorum ki evet onların bebegi... 1.5 aylık Mira, 1 yıllık uğraşma sonucunda bizimkilerin evlat edindikleri ilk çocukları!.. İşte bu nedenle Angelina ve Brad isimlerini burada kullandım. Bizim memlekette bu kadar radikal karar alarak bir bebeği evlat edinmek her insanın beyin ve ruh seviyesine uygun iş değildir. Bu nedenle gençleri tebrik ettim durdum.. Bu çağdaşlık, bu güzel yaklaşım... Bunu herkesten, aile büyüklerinden 1 sene saklayarak uğraşmak ve 21 Mart günü bebeğini resmen teslim almak. İlk gördügünde bebeğinle aranda ruhsal bir bağ kurmak... Bu süreci dinlemek inanılmaz zevk verdi bana. Mira da o kadar güzel bir bebek ki. Hepimizi ters köşeye yatırdılar, sürprize çarptık!

Meğer Sanço birkaç saat öncesinden öğrenmiş ama benim yeni doğmuş bebeklere bayılmadığımı bildiği için susmuş. Gidene kadar susmuş. Oysa ki ben yeni doğmuş bebek gibi algılamadım Mira'yı. Mira uslu mu uslu, akıllı mı akıllı masum bir bebek. Sevmemek olanaksız. Pozitif bir bebek. Uyuyor. Minik ağzıyla esniyor. Biberonundan sütünü içiyor... Olayın sosyal boyutunun önemini ise başka bir yazı konusu yaparım: Sevgi nedir? Sevgi emektir.

Talihi açık olsun, sağlıkla büyüsün. Beni de şaşırtan ilk insan olarak tarihe böyle yazılsın istedim. Hoşgeldin Sevgili Mira:) Maceraların buradan devam edecek...